Uzatma işâreti Türkçede gerekli mi ?

Türkçede artık harf bulunmayan ses

Harfsiz Türkçe sesler?

Günümüz Latin alfabesiyle yazılan Türkçe, ses-harf eşdeğerliği ilkesine dayanmaktadır. Eksiklikleri vardır, ancak gerçekten ilginç olan, son on yılda durumun iyileşmek yerine daha da kötüleşmiş olmasıdır!
Üstelik, bunun üzerinde çalışan koca bir resmi kurum (aparat) var…
Ben bu makaleyle onlara da yardımcı olmak istiyorum!

Türkçede artık harfle temsil edilmeyen bir ses var! Zaten…
Sadece bir değil, üç tane! Uzun á, ú ve í sesleri de böyle.
Tüm harfleri kayboldu : â, û ve î harfleri kullanımdan kaldırıldı…
Yani harflerin üzerindeki uzatma işareti, külah işareti (Sz.), yani Türkçe harfin üzerindeki ^ işareti silindi.
Ama bu nasıl mümkün olabilir?

 ΠÛâ î û

Öncelikle modern Türkçede uzun ünlülerin olmadığını belirtelim.
Yani, elbette var, ama sadece Arapça ve Farsça kökenli kelimelerde.
Ama modern Türkçede kesinlikle yeterince var! Yani, tam da yeterli!
Bir zamanlar moda olan Farsça kelime seçiminin ardından, Türkçe de Yeni Din’den gelen Arapça kelime bulaşmasına maruz kaldı.
Türkler artık dillerinde neyin Arapça, neyin Farsça olduğunu ancak hafifçe hissedebiliyorlar. Bununla birlikte, bu kelimelerin çoğunun -kendi ses setlerinin zenginliğiyle (veya daha fazlasıyla)- uzun zamandır Türkçe bir tat kazandığı da doğrudur.

Çok eğitimli ve açık fikirli öğretmenim Leyla Ceylan, gülümseyerek ve onaylamaz bir ifadeyle Türkçede uzun sesli harflerin artık harflerle işaretlenmediğini belirtti. Bunun sadece yabancı dil öğrencilerini değil, Türk
ilkokul öğrencilerini de oldukça zorlaştırdığını ekledi… Gerçekten de öyle!

Artık var olmayan Türkçe mektup

„Resmi” kararın haberi, geç de olsa, sürpriz oldu…

Bu durum şu ana kadar beni etkilemedi. Kendim özenle değerlendirmeye devam edeceğim.
Yazım denetimi departmanının kararı beni etkilemedi…
Bir insanın cesurca ve bağımsız bir şekilde düşünebilmesi ve yaşayabilmesi
güzel! İşte bağımsız kişilik, entelektüel özgürlük, ama aynı zamanda bilimsel
(yaklaşım) burada başlıyor!
Elbette, böylesine derin sularda çok uzağa yüzmeden önce bilgi edinmekte fayda var!

O zamandan beri sokaktaki yazılara dikkat ediyorum. Ve gerçekten!
Yeni olanlarda çok fazla külahlı harf yok… (Sz.)

DÜKKÂN, aslen uzun, külahlı harfli  ile yazılıyordu.
Ancak bu yazıtta şimdi DÜKKAN, düz, bitmemiş bir A harfiyle okunuyor.
Bu durumda, ‘cıvata’ veya ‘üzlet’ yani ‘duttyán’ anlamında bir değişiklik anlamına gelmiyor,
bu nedenle burada sadece uzunluk işaretinin eksikliği, bir geleneğin ortadan kalkmasıyla karşı karşıyayız…
(Kadıköy, İstanbul, Sonbahar 2025, Sz.)

A török süvegjel, törökül „düzeltme imi” vagy a „düzeltme işareti” vagy hétköznapibban (szlávkodón) a „şapka işareti” volt. A „düzeltme” jelentése a törökben ‘javítás’, ‘(át)alakítás’, ‘(el)rendezés’, ‘(meg)igazítás’ vagy ‘(le)simítás’. A török işaret szó jelentése pedig ‘jel’, ‘jelzés’. A legcsiklandósabb ebben a dologban talán éppen az, hogy még a nevéből, az işâret-ből is eltűnt a süveg(es )ékezet (Sz.). Az ‘igazító jel’-nél sokkal találóbb és szabatosabb azonban a köznyelvibb „uzatma işareti”, azaz az „uzatma işâreti”, vagyis a ‘hosszító jel’ (Sz.).

Türkçe şapka işareti, Türkçe’de „düzeneltme imi” veya „düzeneltme işareti”
veya daha yaygın (Slavca) „şapka işareti” olarak bilinir. Türkçe’de „düzeneltme” kelimesi „onarım”, „(yeniden) şekillendirme”, „(düzenleme)”, „(ayarlama)” veya „(düzeltme)” anlamına gelir. Türkçe işaret kelimesi ise „işaret”, „gösterge” anlamına gelir. Bununla ilgili en ilginç şey belki de şapka işaretinin (es) isminden (işâret) kaybolmuş olmasıdır. Ancak, daha günlük dilde kullanılan „uzatma işareti”, yani „uzatma işâreti”, yani „uzatma işareti”, „hizalama işareti”nden çok daha uygun ve kesindir.

A hosszító kalapjel vagy talán találóbban süvegjel (Sz.), vagyis a török betű(k) fölötti ^ jel csaknem eggy évszázadon át jelölte a hosszúságot a magánhangzókon a törökben. Az európai, azaz a latin betűiken is. A (latin) magánhangzók emlegetése itt azért is fontos, mert ezért váltottak az oszmános arab betűkről. Abban a korábbi oszmán írásban bizony a törökhöz méltatlanul szegényes volt a magánhangzókészlet. A váltással pedig eggyütt jelölték a törökben ejtett hosszúságot is. Bizony értelme is meg haszna is volt e jel(ölet)nek. Egy apró példa álljon itt elöljáróban :

Türkçe harflerin üzerindeki ^ işareti veya daha doğru bir ifadeyle külah işareti (Sz.), neredeyse bir yüzyıl boyunca Türkçedeki sesli harflerin uzunluğunu işaretlemiştir. Avrupa, yani Latin alfabelerinde de aynı durum geçerlidir. Burada (Latin) sesli harflerden bahsetmek önemlidir çünkü Osmanlı Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişin sebebi budur. Daha önceki Osmanlı alfabesinde sesli harf seti gerçekten de Türkçeye yakışmıyordu. Ve bu değişiklikle birlikte, Türkçede telaffuz edilen uzunluğu da işaretlediler. Bu işaretin (veya işaretlerin) kesinlikle bir anlamı ve kullanımı vardı. İşte küçük bir örnek:

Türkçede „kar” kelimesi „kar” anlamına gelir; aynı kelime, „uzun” olarak telaffuz edildiğinde „fayda” veya „kâr” anlamına gelir. Eğer kesme işareti eksikse, telaffuzunu (uzunluğunu) bilemeyiz ve anlamı da karışır.

A török kar szó értelme ‘hó’; ugyanez hosszan ejtve a kâr â-ját már ‘haszon’ vagy ‘nyereség’ értelemben él. Ha eltűnik a kalapjel az ejtésé(nek hosszá)t sem tudjuk, és az értelme is összekeveredik.

‘Kar unu fırını’ mı yoksa ‘Faydalı un fırını’ mı?

Hó(szín) liszt(es) kemence’ vagy ‘Haszon liszt(es) kemence’ ?

KAR UN FIRIN
‘Karlı un fırını’ ve KÂR UN FIRIN, ‘Faydalı un fırını’ olarak çevrilebilir…

Az, hogy eggy fa jól terem, így éléstár, vagy már (az élés) tar, az éppen hogy nem mindeggy…

Ses uzun mu yoksa kısa mı? Aynı mı olurdu? Belki de bu, Macarca tár kelimesinden aksanı kaldırdığımızda, tar kelimesinin neredeyse zıt bir sese sahip olması gibi algılanabilir.

Daha incelikli bir örnekle, ‘lütfen’ gibi kérek, ‘yuvarlak’ gibi kerek, ‘tekerlek’ gibi kerék veya belki de eski zamanlarda ‘rica ederdim’ kérék olması aynı şey değil…

De történelmi távlatok is igazolják e betű, azazhogy a hosszúságjelölés szükségességét.
A szeldzsuk török állam, amely Anatoliát uralta 1077 és 1307 között, török nevén Rüm volt. Ennek a fővárosa pedig a Bizánci Birodalomtól elhódított Ikonion (Ἰκόνιον) vagy latinosan Ikónium, a mai Konya városa volt. A szeldzsukok, vagyis a rümiek ezt a várost Dârülmülk [ejt : Dárülmülk] néven emlegették. Bizony itt is fontos és hasznos a hosszú â jelölése, még akkor is, ha ennek ma már csak történelmi jelentősége van. Bővebben itt : RÜM születése (Sz.)

Ancak tarihsel perspektifler de bu harfin, yani boylam işaretinin gerekliliğini haklı çıkarıyor.
1077 ile 1307 yılları arasında Anadolu’yu yöneten Selçuklu Türk devleti, Türkçede Rüm olarak biliniyordu. Başkenti, Bizans İmparatorluğu’ndan fethedilen bugünkü Konya şehri olan İkonion Yunanca Ἰκόνιον veya Latincede Ikónium di. Selçuklular veya Rumi, bu şehre Dârülmülk [okunuşu: Dárülmülk] adını vermişlerdir. Uzun â işaretinin burada da, günümüzde sadece tarihsel bir öneme sahip olsa bile, kesinlikle önemli ve kullanışlı olduğu söylenebilir. Daha fazla bilgi için: RÜM‘ün Doğuşu (Sz.)
Konyada, Dârülmülk Sergi Sarayı‘da çok ilginç müze var.

Miért is kellett megválni tőle ? Hát bizony az eredete, az arabos (s)zamatja miatt.
De játsszuk ezt újra ! Vagy inkább… Gomboljuk ezt újra ! Ha e jel kellemetlen arab emlékeket (akár máig elszámolatlan török ellenes arab népirtások emlékét is) idéz(i), hát váljunk meg tőle !
De mégis kell hellyette valami a hosszúság jelölésére.

Neden ondan kurtulmak zorunda kaldık? Elbette, kökeninden, Arap havasından dolayı.

Ama bunu tekrar oynayalım! Ya da daha doğrusu… Tekrar düğmeye basalım! Eğer bu işaret hoş olmayan Arap anılarını (hatta hâlâ hesabı verilmeyen Arap soykırımlarının Türklere karşı işlediği soykırımların anısını bile) çağrıştırıyorsa, o zaman ondan kurtulalım!

Ama yine de, onun yerine uzunluğu gösteren bir şey olmalı.

Magyarként ajánlom tiszta szívvel török testvéreinknek a magyar ábécét !
Tiszta helyzet : Ékezet nélkül rövid, ékezettel meg hosszú a magánhangzó !
Ha megszabadultak az arab mellékjelektől, hát az európai csatlakozás reményében és a magyarokkal való testvéri tudat erősítésében… Ajánlom ma a török írásnembe a magyar ékezeteket !

Bir Macar olarak, Türk kardeşlerimize Macar alfabesini gönülden tavsiye ediyorum!
Açıkçası durum şu: Vurgusuz harf kısa, vurgulu harf uzun!
Eğer Arapça eklerden kurtulurlarsa, Avrupa’ya katılma ve Macarlarla kardeşlik duygusunu güçlendirme umuduyla… Bugün Türk alfabesi için Macar vurgularını tavsiye ediyorum!

Akad e hosszúság kérdésében még eggy jellegzetesen török érdekesség : A süvegjel mellett a török olykor betűkettőzéssel (is) jelölte a magánhangzó hosszúságát. Ez a kettőzés bizonyos szavakban máig is él. Ilyen pl. a müsaade az ‘engedély’ vagy ‘jóváhagyás’, meg az inşaat, az ‘építkezés’, de akár a régies naaş ‘tetem’, ‘hulla’, ‘holttest’, meg a mai maaş ‘fizetés’, ‘munkabér’ is. Ezek is persze mind jövevényszavak. De érdemes lenne végre bölcsen és átfogóan dönteni, hogy érdemes-e, meg mely módon is érdemes jelölni a mai magánhangzó-hosszúságot !? Valamiféle ékezettel vagy betűkettőzéssel vagy talán butácskán sehogy se

Uzunluk meselesinde Türk diline özgü bir başka ilginç özellik daha var:
Türkçede, şapka işaretine ek olarak, bazen sesli harfin uzunluğu çift harfle de belirtiliyordu. Bu çift harf bugün hala bazı kelimelerde kullanılıyor. Örneğin, müsaade ‘izin’ veya ‘onay’ anlamına gelirken, inşaat ‘yapım’ anlamına geliyor; ayrıca eski naaş ve bugünki maaş kelimesi de ‘ceset’ ve ‘ödeme’ anlamına geliyor. Elbette bunların hepsi ödünç kelimeler. Ama günümüzde sesli harf uzunluğunun nasıl ve ne şekilde işaretlenmesi gerektiğine, akıllıca ve kapsamlı bir şekilde karar vermekte fayda var! Kesinlikle bir tür aksan işaretiyle, çift harfle veya belki de aptalca bir şekilde değil…

Türk dilinde : Düzeltme imi ya da düzeltme işareti (ˆ) ya da şapka işareti harflerin üzerine gelerek ses değerlerini incelten bir diyakritik işarettir.

Türkçedeki „düzeltme işareti” veya „şapka işareti” bitti.

Ancak, â harfi dünyanın birçok dilinin yazılı gösteriminde hâlâ mevcuttur.
Bakınız : A süveges â betű és hangértéke a világ nyelveinek leképezésében (Sz.)

Örneğin hala ve hâlâ sözcükleri aynı harfleri oluşturabilirken anlam olarak birbirinden farklı manalara gelmektedir. Hâlâ sözcüğü zaman dilimi ile ilgili cümlelerde kullanırken, hala sözcüğü ise babanın kız kardeşi için kullanılır.
Hala, babam hâlâ eve gelmedi mi?” cümlesi buna örnek verilebilir.

Düzeltme işaretinin  kullanılacağı yerler aşağıda gösterilmiştir:

            1. Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine konur:
adem [ejt : adem] (yokluk), âdem [ejt : ádem] (insan) birinci adam dünyada Ádám idi. 
adet [ejt : adet] (sayı), âdet [ejt : ádet] (gelenek, alışkanlık); 
alem [ejt : alem] (bayrak), âlem [ejt : álem] (dünya, evren); 
alim [ejt : alim] (her şeyi bilen), âlim [ejt : álim] (bilgin); 
aşık (eklem kemiği), âşık [ejt : ásik] (vurgun, tutkun); 
hakim [ejt : hakim] (hikmet sahibi), hâkim [ejt : hákim] (yargıç); 
hal [ejt : hal] (pazar yeri), hâl [ejt : hál] (durum, vaziyet); 
hala [ejt : hala] (babanın kız kardeşi), hâlâ [ejt : hálá] ‘henüz’ / ; 
şura [ejt : sura] (şu yer), şûra [ejt : súra] ‘danışma kurulu’.

            UYARI : Katil (< katl = öldürme) ve kadir (< kadr = değer) kelimeleriyle karışma olasılığı olduğu hâlde katil (ka:til = öldüren) ve kadir (< ka:dir = güçlü) kelimelerinin düzeltme işareti konmadan yazılması yaygınlaşmıştır.

            2. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım kelime ve eklerle özel adlarda bulunan ince g, k ünsüzlerinden sonra gelen a ve u ünlüleri üzerine konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût
Kişi ve yer adlarında ince l ünsüzünden sonra gelen a ve u ünlüleri de düzeltme işareti ile yazılır: Halûk, Lâle, Nalân; Balâ, Elâzığ, İslâhiye, Lâdik, Lâpseki.

            3. Nispet isinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Böylece (Türk) askeri ve askerî (okul), (İslam) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî (tartışmalar), (Atatürk’ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) 
gibi anlamları farklı kelimelerin karıştırılması da önlenmiş olur.

Nispet isi alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: millîleştirmek, millîlik, resmîleştirmek, resmîlik.

Kaynakça – Forrásaim

Csáki Éva : Török-Magyar Szótár (Balassi Kiadó, Budapest, 1995)

Benderli Gün – Gülen Yılmaz – Kakuk Zsuzsa – Tasnádi Edit : Török-Magyar Szótár / Türkçe-Macarca Sözlük (Nemzedékek Tudása Tankönyvkiadó, Budapest, 2013)

Nyáry Szabó László : TÖRÖK-MAGYAR SZÓTÁR, Torontál Kiadó, Szeged (kiadás előtt még kézıratossan)

Nyáry Szabó László : Szabó-szótár / ideolektusom (mind-máig digitális „kéz”- ill. „gép”-ıratban)

(Sz.) : Számozatlan, forrásolatlan szójavallataim

Török hang, amelynek már nincs betűje (Sz.)

  1. „Türk Dil Kurumu, Düzeltme işareti”. 21 Şubat 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Şubat 2009.
  2. Wiktionary – Şapka işareti 29 Nisan 2014 tarihinde : TDK’ya atıf yapılarak
  3. Ne Demek? – Şapka işareti 4 Mart 2016 tarihinde.
  4. Haber alıntısı – „Şapka İşareti” Hiçbir Zaman Kaldırılmadı. 29 Nisan 2014 tarihinde.
  5. Wiktionary – İnceltme işareti 29 Nisan 2014 tarihinde : TDK’ya atıf yapılarak
  6. Sözlükçevir – İnceltme işareti 29 Nisan 2014 tarihinde.
  7. Milli Eğitim Bakanlığı, MEGEP, Büro Yönetimi ve Sekreterlik, F Klavye, Ankara, 2011 – İnceltme İşareti
Ossza meg: