A török nyelvnek bár van saját szava az ‘egészség’ kifejezésére, az iszlámmal mégis tömegével nyelte be az (egészen fölösleges) arab szavakat is. Ezek többsége máig váltószóként (hellénkedőn szünonüma-ként) él a törökben. Így él ma egymás mellett a törökben békében a (török) sağlık [ejt : szálık] meg a(z arab) keyif is.
A török keyif szó az arab كَيْف [ejt : kejf] szóból fakad.
A török azonban nem tűri a mássalhangzók torlódását, így (az arab torlódásba) betoldódott eggy „i” hang is.
A Tasnádi Edit és Kakuk Zsuzsa írta Török-Magyar Nagyszótárában :


Köken
Arapça كَيْف [ejt : kejf]
Ad
keyif (belirtme hâli keyfi, çoğulu keyifler)
- (sağlık) vücut esenliği, sağlık
Keyfiniz nasıl? - canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı
Bu keyif ne kadar sürerdi? Tahminime göre beş on dakikadan fazla sürmezdi. – Y. K. Karaosmanoğlu - rahat, huzur, afiyet
- istek, heves, zevk
Ağır ağır keyifle başladım kahvemi çekmeye. – S. F. Abasıyanık - alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum
- yolsuz ve kural dışı istek
Niye bir memurun keyfine boyun eğiyorsunuz? – N. Cumalı - esrar

GÜNCEL TÜRKÇE SÖZLÜK
keyif, keyfi
Arapça keyf
1. isim ► sağlık:
Keyfiniz nasıl?
2. isim Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı:
„Bu keyif ne kadar sürerdi? Tahminime göre beş on dakikadan fazla sürmezdi.” – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
3. isim Rahat, huzur, afiyet.
4. isim İstek, heves, zevk:
„Ağır ağır keyifle başladım kahvemi çekmeye.” – Sait Faik Abasıyanık
5. isim Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum.
6. isim Yolsuz ve kural dışı istek:
„Niye bir memurun keyfine boyun eğiyorsunuz?” – Necati Cumalı
7. isim, argo ► esrar (II).
De a keyif szó-származékai is igen érdekesek :


Ehl-i Keyf mi Ehlikeyf mi Ehl-i Keyif mi?
Key(i)f (كيف) bazen Arapçadaki anlamıyla kullanılır. Arapçada keyf nasıl- nasıllık (nitelik) anlamına gelir. „Nasılsın?” anlamına gelen „keyfe hâluke” (halin nasıl) ya da „keyfuke” (nasılsın?) sorusundan dolayı Türkçede key(i)f ehli olmak, rahatına bakmak anlamına gelir olmuş.
Buradaki keyif Türkçe olduğu için Arapça tamlamaya kasmaya gerek yok bence. Ben olsam „keyif ehli” derdim. Lakin yedi uyurların Arapça namı olan „ehl-i kehf”e benzediği için midir terime bir sufilik getirdiği için midir nedendir bilinmez tamlamanın bu kadar Türkçe hali hemen hemen hiç tutmamış.
Tamlama aslen Arapça olmadığına göre ehl-i keyf olmaz. O nitelik sahibi demek. Dosdoğru Türkçe muamelesi ederek „keyif ehli” demek de tercih edilmediğine göre Osmanlıcasını yani „ehl-i keyif”i tercih edelim derim. „Onun aslı keyf”tir argümanına karşı savunmam şudur:
burada keyif Arapça keyf’ten türemiş ama artık kendi bağımsızlığına kazanmış, rahatına bakmak anlamına gelen ayrı bir kelimedir. Buradaki anlamı da bu sonradan kazandığı anlamdır.
Öte yandan Gaziantepte kullanılan buz küpü(?)nün adının ehlikeyf diye yazıldığı konusunda mutabakat var gibi. Ona saygı duyarım.
Források
Benderli Gün – Gülen Yılmaz – Kakuk Zsuzsa – Tasnádi Edit : Török-Magyar Szótár / Türkçe-Macarca Sözlük (Nemzedékek Tudása Tankönyvkiadó, Budapest)
Nasıl Yazılır –
doğru yazmak için…